|
|
Yaptığım kütüphane araştırmalarında, köyümüzün kuruluşu ve tarihi hakkında bir bilgi bulamadım. Büyüklerimizden aldığım bilgilere göre;
Şimdiki KUYU OLUĞU dediğimiz yer, büyük ağaçlar, ağaç haline gelmiş çalılarla kaplı, gökyüzünün birde yerin göründüğü ormanlık alanmış.
Aralıklarla sürüsünü otlatmaya gelen çobanın en güçlü bir tekesi sürüden ayrılarak tek başına kaçar sulanır ve sakalları ıslak olarak sürüsüne dönermiş.
Bir gün çoban tekesini takip etmiş ve sulandığı su kaynağını ve onun başında bir ceviz ağacı olduğunu görmüş. Daha sonra çoban bu ceviz ağacının dibine çadırını kurarak yerleşmiş. Halk dilinde cevize "KOZ" da denildiği için bu yerleşim yeri "KOZAĞAÇ" adını almıştır.
Köyümüz BURDUR iline 100 km. bağlı olduğu Çavdır İlçesine 10 km olup son sayıma göre nüfusu 1785 dir. (Nüfus sayımı sırasında köylülerimizin çalışmak amacıyla kozağaç dışında bulunması nedeni ile nüfus sayısı olması gerekenden az çıkmış olup aslında 3000' in üzerinde olduğu söylenmektedir.)
İlk belediye başkanı Mehmet ÇELİK olup sırasıyla Nuri GÖKER, Kazım ÖZDEMİR, Hüsnü ÖZYURT, Mehmet ÖZDEMİR, Nuri GÖKER, Mehmet ŞENTAŞ belediye başkanlığı yapmıştır. Şu anki belediye başkanı ise Hasan ERDEN' dir. |
|
|
Köyümüzün geçimi, çiftçilik hayvancılık ve daha önemlisi ticarete "yabana gitme" dediğimiz GURBETÇİLİĞE dayanmaktadır.
Zamanımızda ülkemizde yozlaşmakta olan geleneklerimiz ve dolayısı ile şahsen azalmasından korktuğum dayanışmanın, en kötüsünün iyisini yinede köylülerimiz devam ettirmektedir.
Yine geçimimiz Söke'de pamuk toplama, Finike, Kumluca yöresinde portakal döşeme; Beş Kaza dediğimiz Fethiye yöresindeki ticaret işleriyle olur derken bu işler:
Henüz genç ve sermayesi de az olan ilk ticarete başlayanlarımız, afedersiniz (Bir eşek yüküyle) Beş Kazadan portakal, mandalin, nar, mersin, gibi sahil ürünleri getirir yayla köylerinde satarlar.
Ticaretin ikinci basamağında (Yine eşek yükü ile) dericilik ve bakır kapçılık satışları yer alır.
Üçüncü ve ticarette büyümelerin başladığı sayılan sürü ile küçükbaş (Koyun-Keçi) ve büyükbaşların (Sığır) pazarlara getirilmesi, akabinde Burdur Merkezinde besicilik ve İzmir, İstanbul pazarlarına kamyonlarla (Mal yükleme-Bıçağa verme dediğimiz) hayvan götürme, ticaretin zirvesi sayılırdı.
Bu başarılı çalışmaların sonucu Ticaretçilerimiz linkinden açılan sayfalarda resimlerle göreceğiniz Fabrikalaşmaya ve Kamu çalışanları linkinden açılan sayfalarda göreceğiniz mecburen okuyarak devlet kadrolarında yüksek mevkilerde yer almaya dönüşmüştür.
Sizlerinde aynı hissi taşıdığını bildiğim gibi bende köylülerimizin bu çalışmalarından gurur duyuyorum. Bu başarılar çok çalışma ve en önemlisi dayanışmanın ürünüdür. Ülkemizin diğer köylerine de bu dayanışmanın örnek olmasını ve topyekün milletimizin kalkınmasını diliyoruz.
Yukarıda anlatıldığı gibi köylülerimiz geçim derdi ile ülkemizin çoğu yerine dağılmış Burdur merkez, Tefenni Höyük, Gölhisar, Yamadı, Ulupınar, Hisarardı, Kocatarla, Çavdır, Antalya merkez, Finike, Kumluca, Elmalı, Hasköy, Altınova, Kınık, Fethiye, Denizli, Aydın, Söke, Bursa, İstanbul, Ankara gibi yerleşim yerlerinde hatırı sayılacak kadar nüfusla yerleşmişlerdir.
Bazen latife olsun diye arkadaşlarıma "Kozağaç'lının" topalına ayda rastlamışlar derim::))) |