|
|
Sevgili köylülerim görünce sizleri duygulandıran, belkide daha da uzaktakileri ağlatan bu yaylada benimde hücrelerime kadar yerleşen anılarım vardır. Benim yaşımdaki köylülerim bilirler. Övey ama özden fazla olduğumuz iki ağabeyim küçük yaşta yetiştirme yurduna gitmişler. Gidiş şekillerini, ben biraz daha küçük olduğum için hatırlayamıyorum. O zamanlar Kozağaç-Çavdır arası bile epey “Gurbet” idi. Anam bu ağabeylerimin arkasından hep ağlardı.
Şaban Dede'den Tokuş Pınarı' na varırken veya Sorkuncuk'u aşarken, kimi zaman, Akçataş'da Selman ERCANKAYA dayının sürüsündeki koyunumuzu sağmaya giderken “DUGUG” ların ötüşünü duyunca anamın “Yakım” dediğimiz gurbet ağlamaları olurdu. Merhum Nuri ÖZYURT , Ömerali İNCE ve Habib ÖZYURT ile Mesut ÖZKAYA dayımın cura sesleride beynimize küçük yaşta işlediğinden, ruhumda ortaya çıkan duygulanacağınız birinci Kozağaç yayla şenliğinde konuşmamın ardından köylülerimize hitap ettiğim ve sembol kalarak her yayla şenliğinin açılışında söylenen, mevkileri ile birlikte Kozağaç Kasabası'nı anlatan Şiirimi sizlere de arz ediyorum.
|
KÖYÜM KOZAĞAÇ
|
-
Baharda Sorkuncuk'ta öten guguk' un sesi
-
Çukuryurtta karışan koyun ile kuzunun meleyişi
-
Şeheryurdu'nda, Akçataş'ta, Koçaş'ta, Köşeli ile sarıçan'ın vuruşu
-
Kızılkaya'daki kekliğin ötüşü
-
Yazın odun atıp saman dökerken gördüğüm
-
Issız köyümdeki kumruların bakışı
-
Bir başkadır benim köyüm kozağacında
-
Fakir de olsa, müsafiri sever benim köylüm
-
İşyerlerini sorarsan Fethiye, Finike, Söke
-
Rızkını bileğinin zoruyla kazanır, terini döke döke
-
Yolda, yabanda, karda, fırtınada, Karabel'de, kızılbelde yolunu kaybetse de
-
Kozağaç'lı benliğini kaybetmez benim köylüm
- .
-
Bizi biz biliriz, bir başka uğurlanır askerimiz
-
Hoş kutlanır kurbanımız, bayramımız
-
Çünkü başka yaylada yoktur, kekiğimiz, Şalbamız
-
Eller bizden öğrenir cenazeyi merasimi
-
Biz biriz, beraberiz, dayanışmamız benzemez ellere
-
Tarih deki Osmanlı devleti gibi medeniyet götürürüz her yere
-
Camisi yoksa, önder olur camisini yaparız
-
Okulu yoksa, gereğine bakarız
-
Suyunu getirir elektriğini yakarız
-
Gözü kara, ona göre de bağrı yuka
-
Cura sesine, kemana dayanamaz köylülerim
Şakir ORAL (Kozağaçlı)
|
|
SILAM |
-
Bir tarafı nişan ardıcı, diğer tarafı gara guzu,
-
Gabacada sıralanmış gelinalıcılar, dizi dizi,
-
Odun imeciler geliyor, dikilmiş keloğlanın çatı,
-
En önde koşuyor Osman Kara' nın atı,
-
Bir tarafında Kocamannn… Asarlık,
-
Hemen altında yükseliyor
-
Dillere destan ulu mezarlik,
-
Efesi de vardiır köyümün, efendisi de,
-
Hacısı da vardır köyümün, hocası da
-
Kartallar yuvasıdır benim köyüm, kartallar yuvası,
-
Yurdumun her köyünde olduğu gibi
-
Nice değerli insallar yetişti köyümden ,
-
Gösterdiği kahramanlıklarla subaylığa kadar yükselen
-
Abdurrahman efendiler köyümden çıkmıştır.
-
Yemen çöllerinde esir düşen Nuri hafızlar, Hüseyin efendiler
-
Ve nice şehitler bu vatan için tüfek çatmıştır,
-
Rahmetler olsun onlara, rahmetler olsun ,
-
Değişik isimde ağaçlarımız vardır köyümde
-
Hayta meşesi, kütük meşesi
-
Kocabıyık dayı gibi, şakacıları da vardı sılamın neşesi
-
Bir başkadır pınarlarımızın akışı,
-
Kimseye benzemez köylümün
-
Sarayburnundan, kösyanına bağrışı (ünneyişi),
-
Yufkadır bağrı, serttir huyu
-
Serin eser havası, soğuktur suyu,
-
İşte; hepsini de askerde çavuş eden budur ya zaten,
-
Benim köylüm, beraber ağlamasını da bilir beraber gülmesini de ,
-
Rızkı için gider, beşkazaya ovaya,
-
Tenezzül etmiş eşkiya, üç kuruşluk paraya
-
Abdurrahman dayının kesti önünü kıydı canına,
- Köyüm birlikte ağladı onun için verdi el ele
-
Sığmadı kabuğuna, Yörük Mehmet, Reis Mehmet
-
Getirdi cenazesini kendi köyüne,
-
Var mıdır köyümün eşi benzeri var mıdır?
-
Ilık ılık eser yelimseliğin rüzgarı,
-
Fışıl fışıl öter, zini çamın dalları,
-
Ey koçaş ! yazın nazlı nazlı bakarsın,
-
Kışın aslan kesilir yürekleri yakarsın,
-
Almışsın kucağına koskoca ereni,
-
Açma benim derdimi, çocukluk yaramı,
-
Unutamam sılam ! Yaylam ! Seni unutamam,
-
Selam olsun dağlar ! Taşlar !
-
Selam olsun müsafirler ! Tüm Kozagaçlılar ....
Şakir ORAL (Kozağaçlı)
|
|
|
- Nice dağları taşlarş aşan,
- Yuvalar kurmak için Burdur'a koşan,
- Bacasız fabrika denen besihanelerle uğraşan,
- Sevgili köylülerim, gününüz kutlu, gönlünüz mutlu olsun
- Gece demedin, gündüz demedin
- Öğününü unuttun, ekmeğini aşını yemedin
- Çoluğun çocuğun hasta oldu, önem vermedin
- Hayvanın hasta oldu, doğuracak oldu
- Çıra ile lamba ile başında bekledin
- Et fiyati, süt fiyatı seni kösteklese de
- Ara sıra devlet desteklese de; desteklemese de
- Ümidini kesmedin, sabırla bekledin
- Çektiğin zorlugu bilirim emeğine, emek ekledin.
- Burdur girişinde Seçer'lerle başladı sanayimiz
- Ekinci' lerle işlendi mermerimiz, üretildi yemimiz.
- Onlari Bur-Ak yem adıyla izledi eniştemiz
- Çavuşo?ullarıyla toplandı sütümüz, pişirildi aşımız.
- Çarşıda Onuroğlu, pazarda Başak'la çıkar ekmeğimiz
- Burdur'da köylülerimle üretildi, demirden çivimiz.
- Gururluyuz, övünüyoruz sizinle hepimiz
- Pencerelerimizin adı ferpen, erpen, gedizpen
- Nice ustalarımız var, sanayide ter döken
- Mobilyacılarımız bile çok, ağaçları büken
- Sanatkarlarımız var, övünüyoruz sizlerle.
Şakir ORAL (Kozağaçlı) |
|