Merhaba...
Değerli köylülerimiz bir yayla şenliğini daha geride bıraktık. Daha öncede duyurduğumuz gibi Yayla şenliği kapsamında olması temennisi, şenliğimizi en azından 2 güne çıkarma düşüncesi ile bu yılda 14. Haziran 2008 Cumartesi günü 3. Koçaş Zirvesi bayrak yürüyüşümüzü gerçekleştirdik.Yürüyüşümüze daha fazla kişinin katılacağını umut ediyorduk ama , bize katılacaklarını söyleyen Burdur, Antalya ve Kozağaç'tan bazı köylülerimiz özel işleri nedeni ile katılamadılar, Sırf Koçaş yürüyüşümüze katılmak amacı ile Cumartesi gün sabah erkenden Antalya'dan yola çıkarak köyümüze ulaşan Sayın Ali Eryılmaz öğretmenimiz, Babası ve ailesi ile köyde irtibat kuramadığımızdan birazda bizden kaynaklanan organizasyon yetersizliği nedeni ile buluşup, çok istediğimiz halde onlarla birlikte Koçaş’a yürüyemediğimiz için gerçekten çok üzüldük.
Bu yıl yürüdüğümüz Koçaş yolunun geçen yıla göre daha kısa ve fazla dük olmaması nedeni ile pek yorgunluk hissetmedik, daha öncede kararlaştırdığımız gibi saat ; 9,00 da köy meydanına inerek bizimle Koçaş’a çıkacak gönüllüleri toparlamaya çalıştık, Saat 9,30 da araçlarla Çukuryurda hareket ettik.
1. Fikret Kayasuyu
2. Rahim Kayasuyu
3. OÄŸuz Kayasuyu
4. Fatmagül Bilici
5. Eşref Akyürek
6. Ali Harmanda
7. Ramazan Özdemir
8: Ömer Çiçek
10,30 gibi Çukuryurt'dan Koçaş'a çıkmak için Şaban dede istikametine yürümeye başladık, Şaban Dede'de Emin Hopayılmaz'ın yatak yeri var, onun çoban köpekleri biraz hırlasa havlasa da pek yaklaşmadılar. Şaban Dededen Şeher Yurdu istikametine devam ettik, Şeher yurdunda ve aşağıda Gövez'de Çoban damları var sağımızda ve solumuzda davar sürüleri otluyor, çan sesleri birbirine karışmış sanki senfonik melodi gibi dinleye-dinleye Dumluca’ya doğru ilerliyoruz, yol gayet güzel yazın süt toplama kamyonları bu yolu kullanarak Çukuryurt'dan Dumluca’ya kadar gidebiliyorlar yatak yerlerinden süt almak için, Hava çok güzel zaman- zaman serin -serin esiyor, Antalya'nın yakıcı sıcağından sonra ılgıt-ılgıt esen bu yel ardıç ağaçlarının, ve yaylanın yeşilliğinin kokusunu da beraberinde getiriyor, mis gibi doğa kokuyor.
Yolumuzun üzerindeki bütün çoban pınarlarından su içiyoruz, bazıları soğuk bazıları biraz ılık derken Dumluca'ya varıyoruz, Dumluca pınarı buz gibi akıyor ama çok soğukluğu kadar sert değil yumuş bir içimi ve çok güzel bir tadı var. Çobanlar anlatırdı Dumluca’nın suyu çok güzeldir diye gerçekten söyledikleri kadar var, Dumluca’nın suyu çok hoşumuza gitti, piyasada satılan damacana suların en iyisinden bile çok daha kaliteli ve güzel bir su kaynağı.
Dumluca'da biraz dinlendikten sonra yolumuza devam ettik, zaten Koçaş’ın zirvesi karşımızda duruyor bazı arkadaşlar bir an evvel zirveye ulaşmanın heyecanı ile dik yukarı tırmanmaya karar verdiler, Ali ve ben biraz daha gezmek, etrafı tanımak ve kendimizi yormamak için Dumluca'dan sağ taraftaki boğaza yani Çarşağın üstü tarafı ile Erenin eteğindeki boğazdan yürüyerek Dağın arkasına dolanarak, Dirmil, Kuşdili istikametinden gelerek Eren'e (Koçaş'ın zirvesi) çıkan yola ulaştık. Zirveye az bir yolumuz kalmıştı, Zirvedeki yangın gözetleme kulesinden diğer grubun ıslık sesleri gelmeye başladı, onlar zirveye ulaşmıştı, kuleye çıkarak hem dinlenip hemde manzaranın keyfini çıkarmaya başlamışlardı, 15 dakika sonra bizde yanlarına ulaştığımızda saat 12,30 olmuştu.
Zirvede Bayrağımızı saygı ile açarak Koçaş'ın zirvesine bağladık, TRT istasyonunda ve Yangın gözetleme kulesinde görevli memurlarla bir yandan sohbet ediyor, Dürbünle uzakları seyrediyorduk. Burdur'dan Ramazan Demir öğretmenimiz telefon açtı, köyden hareket ettiklerini söyledi. İstasyonda görevli arkadaşların demlediği nefis çayla birlikte yanımızda getirdiğimiz kumanyayı paylaşarak açlığımızı giderecek kadar öğle yemeğimizi zirvede yedik. fotoğraf makinesi ve Cep telefonları ile fotoğraflarımız çektik, bir saat kadar zirvede kaldıktan sonra görevlilere teşekkür ederek, Koçak’ın ikinci zirvesi olan Küçük Erene doğru hareket ettik, Küçük eren'den de biraz etrafı seyrettikten sonra öğleden sonra saat 2,00 gibi Akça taş’a doğru inişe geçtik, Akça taş’ın üst tarafına geldiğimizde Ramazan öğretmenimiz tekrar arayarak 5 kişilik grup halinde Akçataş'dan Erene doğru çıkmakta olduklarını söyledi, biz aşağı inmiş olduğumuzdan Çukuryurda inince orda görüşmeyi kararlaştırdık.
Akçataş pınarından da suyumuzu içtikten sonra Kırkıpınar'a sallandık, Kırkpınar'da her zamankı gibi Fethiye, Antalya, Burdur tarafından pikniğe gelenler vardı. Kırkpınar'ın suyunu da içerek Kırkpınarı takip ederek saat 3,30 da çukuryurda indik ve yürüyüşümüzü başarı ile tamamladık. Çukuryurt'da ertesi gün yapılacak Yayla şenliğinin hazırlıkları vardı. Dirmil davul zurna ekibi de Dirmil yaylasından Kozağaç yaylasına inmiş davul zurna ile kısa bir gösteri yapıyorlardı, bu arada köyden arabalar sürekli gelip gidiyordu, Gölhisar pazarı dağıldığından pazarcılar ertesi gün yaylada açacaklarını sergilerini hazırlıyorlardı. Antalya'dan gelen Ali Eryılmaz öğretmenizle orda karşılaştık, onlarla buluşamadığımız için üzüldük. Yaylada yaptığımız sohbet ve dinlenmeden sonra araçlarla saat 4,30 gibi Kozağaç'a döndük.
Çok güzel bir yürüyüş oldu hemde fazla yorulmadık, inşallah bu yürüyüşümüz gelecek yıllarda da devam eder. Önümüzdeki yıllarda Dağcılığı ve doğayı sevenlerle birlikte köylülerimizin de daha fazla katılımı ile çok daha güzel yürüyüşler yapmak temennisi ile, yürüyüşümüze katılan veya katılamayan herkese teşekkür ederiz.
Saygı Sevgi Selamlar
http://groups.google.com.tr/group/kozagacKozagac grup
Fikret
3. Koçaş Zirvesi Bayrak Yürüşü ve Yayla Şenliği resimleri ile hazırladığımız Slaytımızı
Ahmet Günday'ın Yayla Yolları Türküsü eşliğinde Seyredebilirsiniz
http://video.google.com/videoplay?docid=-35486557747693577653. Koçaş Zirvesi Bayrak Yürüşü ve Yayla Şenliği diğer resimler
http://www.kozagac.com/galeri/mindex.php?f=yayla